Hayvanlara eziyet , insana karşı suçun habercisi .

 

 

Çocuklarda giderek daha sıklıkla görülen bıçaklama, kapkaç, gasp gibi şiddet olayları herkeste şaşkınlık yaratıyor.
Onlara sevgi, merhamet, yaşam hakkına saygı gibi mefhumları öğretemeyen bizler değil miyiz? Çocuklarımıza daha küçücük yaştan itibaren insan, hayvan tüm canlıları sevmeyi, korumayı, onlara merhamet duymayı, her canlının yaşam hakkı olduğunu ve bunun önemini anlatamamışsak, suçluyuz elbette.
Evde annesinin babası tarafından öldüresiye dövüldüğünü gören hatta zaman zaman bu dayaklardan kendisi de nasibini alan; sokakta zehirlenen hayvanların kıvrana kıvrana öldüğünü gören ve bunu giderek daha normal karşılayan; kurban bayramlarında koyunların, danaların boğazlandığını görüp, kan deryası içinde çırpınışına şahit olan çocuklarımız nasıl bir yetişkin olacaklar sanıyorsunuz? Ya da 8-10 çocuklu bir ailede dünyaya gelmek ne demek bilir misiniz? Daha küçücük yaştan itibaren, onların en büyüğü olmanın omuzlarına yüklediği bu sorumluluğun altında, kendine nasıl bir dünya yaratabilsin bu çocuk? Vahşeti göre göre vahşileşen; acımasızlığı göre göre acımasızlaşan, şiddeti göre göre şiddet uygulayan, ölümü izleye izleye öldürmeyi doğal karşılayanlar işte bu çocuklar; bizim çocuklarımız.
"Bir hayvanı öldürmekle insan öldürmenin arası bir adımdır" sözü sanırım yukarıdaki tabloyu en güzel şekilde anlatan ifadelerden biri.
Hayvanlara yapılan eziyet vahşetin bir çeşididir. Çünkü bu eziyetler daha derindeki gizli problemlerin habercisi. Hayvanlara eziyet eden çocuklar, eziyet gördükleri bir ortamda büyüyor olabilirler ve insanlara yönelik vahşete terfi etme riskini taşırlar.
Hayvanlara yapılan eziyet, çocuğuna işkence yapan, fiziksel ve duygusal eziyet eden ailenin göstergesi olabilir. Çocuğa yapılanlar kapalı kapılar ardında sürse de, hayvana yapılan eziyet bunu yansıtır ve genelde göz önünde cereyan eder. İnsana yönelik saldırganlığın ve suçun en güvenilir göstergesi ve ispatı hayvanlara yönelik vahşettir. Bu nedenle hayvanlara yapılan eziyetler yakından takip edilmeli, göz ardı edilmemeli.
Vahşet ve saldırganlık kime, neye yönelik olursa olsun aynıdır. Hayvanlara eziyet edebilen kişi canlılara karşı sevgiden yoksundur ve her zaman insanlara da zarar verme potansiyeline sahiptir.
İnsanlara yapılan eziyet ve hayvanlara yapılan işkence arasında çok yakın bir bağlantı bulunuyor. Çocuklara uygulanan şiddet, koca dayağı ve diğer suçlar hayvanlara yapılan eziyetlerle yakından ilişkili.
Birçok çocuk dünyayı tanıma safhasında "bilinçsiz eziyet" denebilen bir gelişme aşamasından geçer. Bu dönemde böcekleri ve diğer küçük canlıları istemeden incitebilirler. Fakat bu aşama atlatılmaz ve çocuk kedi, köpek, kuş, tavşan ve diğer canlıları incitmeye ve zarar vermeye devam ederse, bu çocuk risk olarak değerlendirilmeli.

Çocuklukta suç işleme meyilli olan potansiyel genç suçluların hayvanlara yaptığı işkenceler önlenerek gelecekte yetişkin birer suçlu olmaları da önlenebilir.

Kaynak: F. Ascione, Domestic Violence and Cruelty to Animals, the Fourth International Conference on Family Violence (Dördüncü Uluslararası Aile İçi ve Hayvanlara Şiddet Konferansı)

 

www.kedikardesligi.com  dan yukarıdaki fotoğrafın olayı :

Niğde’de kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından önce şiddete maruz bırakılıp, ardından zift çukuruna atılan terrier cinsi köpek, bir hemşire tarafından bulunmuş ve veterinerde ilk müdahalenin yapılmasının ardından evine götürülmüştü. Köpek ilk travmayı atlattıktan sonra özel aracıyla Adana’ya götürüp, Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO)  Hayvan Barınağına teslim etmişti. Gönüllüler tarafından burada bakımı üstlenilen köpeğin, önce tüylerine yapışmış zift temizlendi ve tedavisi devam ettirildi.Puppy adı verilen şanssız köpek, Mersin’de bir aile tarafından sahiplenildi.Malum olaydan sonra meydana gelen gelişmeler güzel ama keşke öncesi olmasaydı. Hayvansever olmak demek, bir kediyi köpeği alıp bağrına basmak, onunla uyumak, et yememek demek değil.. Gerçek hayvansever onlara şiddet uygulamayan, onlarında yaşam hakkı olduğunun bilincinde olan ve her sabah balkonunun/bahçesinin bir köşesine su ve biraz yemek bırakan kişidir.

Yorum Yaz